Ana içeriğe atla

Türklerin İlk Fatih Hükümdarı Atam Oğuz

Destanlar bir gerçeğe dayanır. Ancak zamanla değişir, başkalaşır, olağanüstüleşir. Peki
gerçekte Türklerin İlk Fatih Hükümdarı, Türklerin atası olarak kabul edilen
Oğuz Kağan kimdir? Bu soruya onlarca yanıt verebiliriz. Tarihten bu yana Oğuz
Kağan hakkında birçok araştırma yapılmış, birçok tez ortaya konulmuştur. Bu
araştırmalardan yola çıkarak, Oğuz Kağan'ın şu kişiler olabileceği
düşünülüyor:Saka Hükümdarı Alp Er Tunga, Hun İmparatoru Mete Han, II. Göktürk
Devletinin Kurucusu Bilge Kağan.

Alp Er Tunga

Alp Er Tunga
Öncelikle “Alper
Tunga kimdir?” sorusuna cevap arayalım. Alper Tunga, Saka hükümdarıdır. Siz de
bilirsiniz ki, Şu Destanı'nda İranlıları yani Persleri yenilgiye uğratan
büyük komutandır. Şehname’de Zaloğlu Rüstem ile Alp Er Tunga’nın savaşı çokça
yer tutmuştur, bu büyük hükümdar çok büyük fetihlerde bulunmuş, dört bir tarafı
zapturapt altına almıştır.
Türklerin İlk Fatih Hükümdarı Atam Oğuz
Özellikle Perslerle mücadelelerinde elde ettiği zaferler dilden dile dolaşmıştır. O zamanın Kisrası Keykâvus, bu büyük hükümdarı yenemeyeceğini anlayarak bir hile ile zehirlemiştir.

Bilge Kağan

Bilge Kağan
Bilge Kağan, Göktürk Devletini yeniden kuran İlteriş Kutlug'un oğludur. Amcası öldüğünde yerine geçen oğlu İnal'ı devirerek 32 yaşında Göktürk Devleti'nin başına geçti. Kitabelerde görüleceği üzere, Bilge Kağan, milletine bağlı, dindar bir hükümdardır. Böyle olmasına rağmen, yeni bir dinin arayışı içinde olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü onun yerleşik hayata geçmek isteği ve kuracağı şehirlerde Budist mabetlerine yer verme teklifi, kayın babası Tonyukuk tarafından reddedilmiştir.
Türklerin İlk Fatih Hükümdarı Atam Oğuz
Şayet sağlıklarında İslamiyet, ülkelerine ulaşabilseydi, Türklüğün eski yurdunda alperenlerin, gazilerin daha erken görüleceği büyük ihtimal dâhilindeydi. Tonyukuk’un, Bilge Kağan'ı bu iki düşüncesinden men edişi, Çin’e karşı kendilerini müdafaa şuuru iledir. Fakat bu fikir, netice olarak sonraları türk dünyasının İslam'a girmesine zemin hazırlamıştır. Bu düşünceler ve hayatı göz önünde alındığında Bilge Kağan’ın hayatı ile Oğuz Kağan destanı ile ilgili herhangi bir uyumsallık yoktur diyebiliriz.

Mete Han

Mete Han
Birçok kaynakta da geçmekte ki Mete Han, Oğuz Kağan’dır. Nasıl böyle bir yargıya varabiliriz diye soracak olursanız, şunları göz önünde bulundurmanız, sanıyoruz ki yeterli olacaktır.
Tarihi kaynaklar Hun Hakanı Mete’nin yaşadığı olaylarla, destanda anlatılan hadiseler arasında bir bağ olduğunu düşündürmekte, Reşideddin ve Ebu- l Gazi Bahadır Han’ın naklettiğine göre; Oğuz, Kağan olmadan önce babası ve amcaları ile çarpışmak zorunda kalmıştır.
Türklerin İlk Fatih Hükümdarı Atam Oğuz
Türk tarihi dikkatle tetkik edildiğinde Hun Hakanı Mete’nin ayrıcalıklı ve önemli yeri hemen dikkat çeker. Bozkır coğrafyasında yaşayan göçebe Türk topluluklarının birlik altında toplanması ve teşkilatlanma kabiliyetine sahip güçlü, sistemli bir devletin ortaya çıkışında Mete’nin önemli rolü vardır. Ayrıca destandaki gibi yerine geçen oğlu Kün Handır.
Türklerin İlk Fatih Hükümdarı Atam Oğuz
Reşideddin naklinde geçen Oğuz’un babası Kara Han ve amcası Kür Han’ın isimlerinin anlamak noktasında Gökalp; “Eski Türklerde bir hükümdar mağlup olduğu zaman “Kara Han” yahut Moğolca aynı manaya delalet etmek üzere “Kür Han” adını alırdı. İntikamını alıncaya kadar, düşmanlarına galip oluncaya kadar bu unvanı muhafaza ederdi. Esarete düşen bir millet de “Kara” sıfatını alırdı” demektedir. Bu durum bize, destanda geçen Kara ve Kür isimlerinin mağlubiyetten ötürü kazanılmış isimler olduğunu düşündürmektedir. Tüm bunlar açıkça ortaya koyuyor ki Mete Han yüksek bir ihtimalle Oğuz Kağan’dır.
Ayrıntılı bilgi için Atam Oğuz kitabı tavsiye edilir...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türk Töresi 33 Buyruk Sözleri Nasıl Yazıldı? İlk Kaynak Kim?

  Sizlere bir sır vermek istiyorum değerli okuyucularım. 30 Ocak 2019 da yazdığım Kadim Türk Töresi başlıklı yazım neden bu kadar tutuldu? İçeriğindeki 33 Buyruk neden viral oldu? Nedenleri ve perde arkası nedir? Esinlenme noktam aslında şuydu: Tarık Buğra'nın Osmancık adlı eserinde Edeb Alı'nın Osman Bey' e söylediği meşhur öğütler. Peki kaynağı neydi? Niçin bu kadar benimsenmiş olabilirdi? Çeşitli eserlerden kaynağını sorgulamama rağmen hiçbir akademik kaynakta bu öğütlere rastlamadım. Öylesine benimsemiştik ki bir gerçeği göz ardı ettiğimiz aklıma geldi. Yazarın bir kurgusu olabilir miydi? Ve bu kurguysa eğer o kadar etkili olmuştu ki tüm kuşağımızı etkilemişti. Ben de böyle bir yazı kaleme alabilir miydim? O sıralar Atam Oğuz kitabıyla uğraşmaktaydim. Onu nasıl daha ete kemiğe büründürebilirdim. Sonra, eğer Atam Oğuz milletine seslenseydi nasıl seslenirdi, nasıl bir hitap şekli kullanırdı onu araştirdim.  En yakın kaynak Orhun abideleriydi ve Bilge Kağan'ın üslubu g...

Oğuz Kağan 33 Buyruklarının Gerçek Hikayesi

  Oğuz Kağan 33 Buyruğu Üzerine Röportaj Röportajcı:  Sayın Ramazan Ateş, "Atam Oğuz" ve "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" eserinizle Türk tarihine ve kültürüne önemli katkılar sundunuz. Öncelikle bu eseri yazma motivasyonunuzdan bahseder misiniz? Ramazan Ateş:  Öncelikle bu esere olan ilginiz için teşekkür ederim. Ben tarihimizin unutulmaya yüz tutmuş kadim değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarmayı bir görev biliyorum. Oğuz Kağan, Türk tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Onun mirası, sadece bir hükümdarın hikâyesi değil, aynı zamanda Türk milletinin töresi, adaleti ve kültürel kodlarıdır. "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" da işte bu kadim değerleri hatırlatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla yazıldı. Röportajcı:  33 buyruğu yazarken hangi kaynaklardan esinlendiniz? Ramazan Ateş:  Oğuz Kağan Destanı başta olmak üzere, Dede Korkut Hikâyeleri, Divan-ı Lügat-it Türk, Kutadgu Bilig ve Orhun Yazıtları gibi Türk tarihine ışık tutan eserleri inceledim. Bunların yanı sır...

Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi...

"Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi, bir kelime bir cümleyi, bir cümle bir yazarı, bir yazar bir milleti diriltir." Ramazan Ateş SUSKUNLUKLARIMA DAİR BAZI MISRALAR: UMUT Umut ediyoruz işte Umut Allah'tan Yoksa ne lezzet kalır yaşamaktan & Hep bir umudu olmalı insanın Yediveren başaklar gibi Hani rüzgar eğiyorya başlarını öne Bak yeniden nasıl doğruluyor güneşe & HAYATIN ŞAHDAMARIDIR, UMUT... & Gece uzun, ümit dertli, yol yorgun Her şey geçer, sabah uyanır, gün sana kalır Yeter ki sen, Umuda sarıl, düşe takıl, sabaha tutun & Aslında umut bir nefes Hayata tutunmak için & Hayat bir umut, Koş işte... & Bir hayalim var , BeIki yarın gün bize doğar . . . & Toprak çatlayıp bulutlar çekildiğinde göğe, Son nefeslerine aldırış etmeden bekle, Ümidi kesme, son dediğin ilke gebe... HAYALLER İnsanı yoran, yüklendiği hayallerin ağırlığıdır ... ...