Ana içeriğe atla

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!

1. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Baybars, gençlik adıyla Aybars, 1223 yılında Kıpçak‟ta doğmuştur. Uzun boylu, yeşil gözlü, güzel görünüşlü olmasının yanında zekâ ve yeteneğiyle de dikkatleri üzerine çeken biri olarak bilinmektedir. Baybars tahmini on dört yaşlarında iken Moğollar Kıpçak bölgesini istila etmişler ve buralarda yağma hareketlerinde bulunup birçok kişiyi esir almışlardır. Bu sırada esir alınanlar arasında Baybars da bulunmaktadır.

2. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Moğol baskınıyla esir düşen Aybars satılarak Şam
dolaylarına getirilir. Bu yolculuk sırasında bir Kıpçak güzeline tutulur.  Ancak Şam’da 
işler hiç de istediği gibi gitmez. Aşkından ayrı düşer.

3. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Melküs Salih’in askerleri tarafından keşfedilince Ravda
adasındaki askeri kamplara gönderilir. Burada kendini kanıtlayan ve İslami
düşünceyle yetişen Aybars Mısır’da Emir Aktay’ın sağ kolu olarak kendini
gösterir.  Çeşitli görevlerde başarı
sağlar ve Aktay’dan sonra Bahri Memlükleri arasında sözü geçen bir konuma
yükselir.

4. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Haçlılar’ı Mansura’da durdurak büyük bir zafer
kazanır.

5. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Ancak siyasi çalkantılar ve entrikalar onun Mısır’da
daim kalmasını engeller. Hem bu sebeple hem de çocukluk aşkını bulma ümidiyle
tekrar Suriye yollarına düşer. Burada ne yazık ki istenmeyen problemlerle
karşılaşır aşkına kavuşması engellenir. Suriye’den uzaklaştırılır.

6. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Tam bu sırada ülkede Moğol saldırıları baş
göstermeye başlar. O vakit bütün kinini, nefretini bir yana bırakarak Mısır
hükümdarı olan Kutuz’un cihat çağrısına kulak verir, eski düşmanlıkları bir
kenara koyarak adamlarıyla tekrar orduya katılır. Moğollarla Ayn Calut
mevkiinde  karşılaşılır.Savaşta büyük bir
özveri ve kahramanlık göstererek yürek yüreğe çarpışır, başarılı taktiklerle
Moğol ordusunu yerle yeksan eder. 
Böylelikle işgal altındaki Suriye ve Halep toprakları kurtulur.

7. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Ancak Kutuz ile aralarrındaki güç kavgası ve aşkının
eline esir düşmesi iki büyük komutanı karşı karşıya getirir. Bu ölüm kalım
savaşını Aybars kazanır.

8. 

BİR TÜRK DÜNYAYI SARSAN MOĞOL KÜFFARINA KARŞI!
Böylelikle hem bozkırın gülüne kavuşur hem de çöle
hükümran olur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türk Töresi 33 Buyruk Sözleri Nasıl Yazıldı? İlk Kaynak Kim?

  Sizlere bir sır vermek istiyorum değerli okuyucularım. 30 Ocak 2019 da yazdığım Kadim Türk Töresi başlıklı yazım neden bu kadar tutuldu? İçeriğindeki 33 Buyruk neden viral oldu? Nedenleri ve perde arkası nedir? Esinlenme noktam aslında şuydu: Tarık Buğra'nın Osmancık adlı eserinde Edeb Alı'nın Osman Bey' e söylediği meşhur öğütler. Peki kaynağı neydi? Niçin bu kadar benimsenmiş olabilirdi? Çeşitli eserlerden kaynağını sorgulamama rağmen hiçbir akademik kaynakta bu öğütlere rastlamadım. Öylesine benimsemiştik ki bir gerçeği göz ardı ettiğimiz aklıma geldi. Yazarın bir kurgusu olabilir miydi? Ve bu kurguysa eğer o kadar etkili olmuştu ki tüm kuşağımızı etkilemişti. Ben de böyle bir yazı kaleme alabilir miydim? O sıralar Atam Oğuz kitabıyla uğraşmaktaydim. Onu nasıl daha ete kemiğe büründürebilirdim. Sonra, eğer Atam Oğuz milletine seslenseydi nasıl seslenirdi, nasıl bir hitap şekli kullanırdı onu araştirdim.  En yakın kaynak Orhun abideleriydi ve Bilge Kağan'ın üslubu g...

Oğuz Kağan 33 Buyruklarının Gerçek Hikayesi

  Oğuz Kağan 33 Buyruğu Üzerine Röportaj Röportajcı:  Sayın Ramazan Ateş, "Atam Oğuz" ve "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" eserinizle Türk tarihine ve kültürüne önemli katkılar sundunuz. Öncelikle bu eseri yazma motivasyonunuzdan bahseder misiniz? Ramazan Ateş:  Öncelikle bu esere olan ilginiz için teşekkür ederim. Ben tarihimizin unutulmaya yüz tutmuş kadim değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarmayı bir görev biliyorum. Oğuz Kağan, Türk tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Onun mirası, sadece bir hükümdarın hikâyesi değil, aynı zamanda Türk milletinin töresi, adaleti ve kültürel kodlarıdır. "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" da işte bu kadim değerleri hatırlatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla yazıldı. Röportajcı:  33 buyruğu yazarken hangi kaynaklardan esinlendiniz? Ramazan Ateş:  Oğuz Kağan Destanı başta olmak üzere, Dede Korkut Hikâyeleri, Divan-ı Lügat-it Türk, Kutadgu Bilig ve Orhun Yazıtları gibi Türk tarihine ışık tutan eserleri inceledim. Bunların yanı sır...

Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi...

"Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi, bir kelime bir cümleyi, bir cümle bir yazarı, bir yazar bir milleti diriltir." Ramazan Ateş SUSKUNLUKLARIMA DAİR BAZI MISRALAR: UMUT Umut ediyoruz işte Umut Allah'tan Yoksa ne lezzet kalır yaşamaktan & Hep bir umudu olmalı insanın Yediveren başaklar gibi Hani rüzgar eğiyorya başlarını öne Bak yeniden nasıl doğruluyor güneşe & HAYATIN ŞAHDAMARIDIR, UMUT... & Gece uzun, ümit dertli, yol yorgun Her şey geçer, sabah uyanır, gün sana kalır Yeter ki sen, Umuda sarıl, düşe takıl, sabaha tutun & Aslında umut bir nefes Hayata tutunmak için & Hayat bir umut, Koş işte... & Bir hayalim var , BeIki yarın gün bize doğar . . . & Toprak çatlayıp bulutlar çekildiğinde göğe, Son nefeslerine aldırış etmeden bekle, Ümidi kesme, son dediğin ilke gebe... HAYALLER İnsanı yoran, yüklendiği hayallerin ağırlığıdır ... ...