Ana içeriğe atla

Burdur Gazetesi Şiir Ödülü


 Burdur Valiliği, Burdur Belediye Başkanlığı, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğü himayelerinde gerçekleştirilen Şiir Yarışması'nın ödülleri, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans ve Sergi Salonu'nda düzenlenen 'Şiir Gecesi'nde sahiplerine verildi.
"Şiir Gecesi"nde dereceye giren ve mansiyon almaya hak kazananlar, yarışmaya katıldıkları şiirlerini okudular. Yarışmacılara ödüllerini verenlerde okudukları şiirlerle geceyi renklendirdiler. Gecede program Mehmet Şafak Türkel'in yönetmenliğini yaptığı 'Bodrum Rüyası' adlı kısa film gösterimiyle başladı. Gazetemizin sahibi Adnan Taraşlı, etkinliğe katkıları için Yönetmen Türkel'e gösterimin ardından teşekkür belgesi verdi. Şafak Türkel kendi yazdığı 'Ölüm zor ama' şiirini okudu.
Burdur Valiliği, Burdur Belediye Başkanlığı, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğü himayelerinde gerçekleştirilen Şiir Yarışması'nın ödülleri, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans ve Sergi Salonu'nda düzenlenen 'Şiir Gecesi'nde sahiplerine verildi.
"Şiir Gecesi"nde dereceye giren ve mansiyon almaya hak kazananlar, yarışmaya katıldıkları şiirlerini okudular. Yarışmacılara ödüllerini verenlerde okudukları şiirlerle geceyi renklendirdiler.
'Sen Yokken' adlı şiiriyle ödül almaya hak kazanan Ramazan Ateş, Burdur Ticaret Borsası özel ödülünü, Borsa Başkanı Yılmaz Başar'dan aldı.
İşte o şiir:
Sen Yokken... 

Sen yokken
Şarkın garbına ağlardım
Ütopyaların gizli ayrıntılarında saklıydın
Çilekeş yalnızlıklarım, cefaydı omuzlarıma
Dönüp kendi kendime ağlardım
Sen yokken
Susmuştu yıldızlar
Sönük sönük bakardı gözlerime
Adını bilmezdi Züleyhalar
Mahkûm Yusuflarına ağlar
Karanlıkta, aydınlığa kör bakanlar
Dirilerinden utanır, uzun saçlar
Sen yokken
Kör süzgeçlerden kısık sesler yükselir
Anılmazlıklar kıyı köşelerde, izbelerde
Damlalar kururdu çöllerde
Bad-ı saba esmez oldu seherde
Sen yokken
Yağmur yüklü bulutların
Mercan kayalıklarında saklı saltanatı
Uğramaz yara, ağyara
Ekin başlarında saklı
Sen yokken
Cılız gibi görünen yeşilciklerin
Baharı zorlayan nadanları
Sükûtun feryadı, çığlık çığlık
Dehlizlerde kıvılcım, ziya arardık
Sen yokken
Gurubunu gördük güneşin
Soğuk yüzleri gerçeklerin
Bin bir inkisar
Kirlenmiş yapraklar
Ferini kıran ümitlerin
Pençesini hissettik bir zaman
Sen yokken
Kenan beklerdi, Yakup misal
Pusulayı karıştırmış ruhsuz oyuncaklar
Kalbi, beyni mideye yedirmeye niyetli
Enaniyet asrında eneler çifteli
Allanıp, pullanarak biraz da yaltaklanarak
Döndürdüler bir zaman
Sen yokken
Dön içine göm kafanı gönlüne, nafile
Kurtlanmış ağaç…
Dayanmış ilahi mesnede
Mazinin enkazı, meşrep ihtilafı
Murdar, iliğimde
Sana hasret, sana müştak
Bir sen var dileğimde.




Ramazan Ateş 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türk Töresi 33 Buyruk Sözleri Nasıl Yazıldı? İlk Kaynak Kim?

  Sizlere bir sır vermek istiyorum değerli okuyucularım. 30 Ocak 2019 da yazdığım Kadim Türk Töresi başlıklı yazım neden bu kadar tutuldu? İçeriğindeki 33 Buyruk neden viral oldu? Nedenleri ve perde arkası nedir? Esinlenme noktam aslında şuydu: Tarık Buğra'nın Osmancık adlı eserinde Edeb Alı'nın Osman Bey' e söylediği meşhur öğütler. Peki kaynağı neydi? Niçin bu kadar benimsenmiş olabilirdi? Çeşitli eserlerden kaynağını sorgulamama rağmen hiçbir akademik kaynakta bu öğütlere rastlamadım. Öylesine benimsemiştik ki bir gerçeği göz ardı ettiğimiz aklıma geldi. Yazarın bir kurgusu olabilir miydi? Ve bu kurguysa eğer o kadar etkili olmuştu ki tüm kuşağımızı etkilemişti. Ben de böyle bir yazı kaleme alabilir miydim? O sıralar Atam Oğuz kitabıyla uğraşmaktaydim. Onu nasıl daha ete kemiğe büründürebilirdim. Sonra, eğer Atam Oğuz milletine seslenseydi nasıl seslenirdi, nasıl bir hitap şekli kullanırdı onu araştirdim.  En yakın kaynak Orhun abideleriydi ve Bilge Kağan'ın üslubu g...

Oğuz Kağan 33 Buyruklarının Gerçek Hikayesi

  Oğuz Kağan 33 Buyruğu Üzerine Röportaj Röportajcı:  Sayın Ramazan Ateş, "Atam Oğuz" ve "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" eserinizle Türk tarihine ve kültürüne önemli katkılar sundunuz. Öncelikle bu eseri yazma motivasyonunuzdan bahseder misiniz? Ramazan Ateş:  Öncelikle bu esere olan ilginiz için teşekkür ederim. Ben tarihimizin unutulmaya yüz tutmuş kadim değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarmayı bir görev biliyorum. Oğuz Kağan, Türk tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Onun mirası, sadece bir hükümdarın hikâyesi değil, aynı zamanda Türk milletinin töresi, adaleti ve kültürel kodlarıdır. "Oğuz Kağan 33 Buyruğu" da işte bu kadim değerleri hatırlatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla yazıldı. Röportajcı:  33 buyruğu yazarken hangi kaynaklardan esinlendiniz? Ramazan Ateş:  Oğuz Kağan Destanı başta olmak üzere, Dede Korkut Hikâyeleri, Divan-ı Lügat-it Türk, Kutadgu Bilig ve Orhun Yazıtları gibi Türk tarihine ışık tutan eserleri inceledim. Bunların yanı sır...

Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi...

"Bir harf bir heceyi, bir hece bir kelimeyi, bir kelime bir cümleyi, bir cümle bir yazarı, bir yazar bir milleti diriltir." Ramazan Ateş SUSKUNLUKLARIMA DAİR BAZI MISRALAR: UMUT Umut ediyoruz işte Umut Allah'tan Yoksa ne lezzet kalır yaşamaktan & Hep bir umudu olmalı insanın Yediveren başaklar gibi Hani rüzgar eğiyorya başlarını öne Bak yeniden nasıl doğruluyor güneşe & HAYATIN ŞAHDAMARIDIR, UMUT... & Gece uzun, ümit dertli, yol yorgun Her şey geçer, sabah uyanır, gün sana kalır Yeter ki sen, Umuda sarıl, düşe takıl, sabaha tutun & Aslında umut bir nefes Hayata tutunmak için & Hayat bir umut, Koş işte... & Bir hayalim var , BeIki yarın gün bize doğar . . . & Toprak çatlayıp bulutlar çekildiğinde göğe, Son nefeslerine aldırış etmeden bekle, Ümidi kesme, son dediğin ilke gebe... HAYALLER İnsanı yoran, yüklendiği hayallerin ağırlığıdır ... ...